YOLCULUKLARDA ÖĞRENDİKLERİMİZ

Bütünden uzağa düştük. Acının kaynağı ayrılık. Seni bir başkasından ayıran ne varsa ayrılık. Yarattığımız bütün anlamlar ayrılık. Ve ayrılığın ilacı yolculuk.

Kendini bilme yolculuğu yalnızca bilgilenmeyle yapılmaz, kendimizi yola koymamız gerekir. Zaten yolculuk hiç başlamamış ve hiç bitmeyecek olandır. Yolda oluşumuzu fark etmemiz gerekir. Anlamlı ilerlemeyi bu fark edişten sonra yapabiliriz. Belki de yolculuklarda ilk öğrenilen zaten yolda olduğumuzdur.

Yolculuklara küçük bir adımla başlanır ve büyük uzaklıklar aşılır. Kendini bilme yolculuğu da küçük adımlarımızla başlar ve bizi ruhsal bir gelişim rüzgarına bağlayıp ötelere iletir. Yolculuk bir olmaya yapılır. Parçalarımızı yolda toplarken bütüne yaklaşırız. Ruhsal gelişim yolculukları, kendi üzerinde uygulamalarımıza geçmişin kutsal mekanlarının enerjilerini de katarak yapılır. Geçmişin mekanlarında, geçmişin yolcularının sönük ayak izlerine basarak gidenler bilginin başka bir biçimiyle öğrenir ve değişir.

Yeryüzünde sürekli oradan oraya gezenler ve sürekli bilgi okuyup dinleyenler bir şeyi eksik yapmanın huzursuzluğunu taşır.  Onlar iç mekanlarında ayrıldıkları için dışlarını da ayırırlar ve kendilerini yalnız sanırlar. Onlar kendi yeri ve göğünü bir türlü birleştiremez, araya farklı benlerin girmesi için boşluk bırakırlar. Ezoterik yolcu kendi içindeki ilerlemelerin mekansal ilerlemelerle paralel yürüdüğünü öğrenmiştir. Dışarıda yeni bir mekan açan içeride de ilerleyecek alan oluşturur. Ruhsal deneyim doğru alan ve uygulamalarla gelişecek ortam bulur.

Yolculukta durmak diye bir şeyin olmadığını da öğrenirsiniz. Çünkü durduğunu sanan gerilemektedir. Gerileyen de büyük bir akışı aksatandır. Belli bir plan olarak uzun bir yürüyüşün bir parçası olduğumuzu bilmeliyiz. Yürümediklerimizden de sorumluyuz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir